h1

AÇE

Şubat 17, 2007

Yazar: Ömer YILDIRIM

Açe’yi büyük bir kısmımız 280.000 insanın hayatını kaybettiği son derece üzücü Tsunami olayı ile ilk defa duyduk ve öğrendik.Bu elim olay, bildiğimiz gibi, bütün bir Güney Asya’yı sardı; Hint Okyanusuyla, Doğu Afrika, Sri Lanka, Tayland, Malezya, Açe, Sumatra ve bir çok adaları sular altında bıraktı. Bu olayda bildiğimiz gibi ölen Açe’li sayısı 100 bin’i aşkındır.

Allah böyle bir musibeti kimseye vermesin.Hele depremler yaşayan bir millet olarak onların acısını daha iyi anlamamız ve onların dertlerine ortak olmamız gerekirken, maalesef, medya, olayı sadece birkaç manken ve futbolcu kurtarma şovuyla geçiştirdi.Ta ki olayın vahameti daha bir anlaşılınca Türk Kızılay’ı ve Türk NGO’ları yardım gönderdiler.

            Tarihte Açe ile bağlarımız: Açe ve Endonezya  halklarıyla şüphesiz tarihten gelen bir çok ortak paydaya sahibiz. Bunların kuşkusuz en önemlisi İslam kardeşliğidir. Fakat bizim için daha bir hususileşen yön ise, tarihte ilişkilerimizin 1500’lü yıllarda, Osmanlının yükselme dönemi sonlarında ,bugün Endonezya devleti sınırları dahilinde kalan, o zaman ki Açe Sultanlığı’nın Sömürgeci devletlere karşı Osmanlı Devletinden gemi,silah ve ağır donanma topları yapım ve inşası için  yardım talebiyle Sultana elçi göndermeleri ve sultanın onlara Osmanlının En güzide denizcilerinden müteşekkil bir donanma ile istedikler konularda yardımcı olacak tecrübeli uzmanlar yollamasıdır.

 Açe’nin konumu ve durumu : Jeopolitik ve coğrafi olarak Açe, yeşilin ve denizin harika bir birliktelik oluşturduğu, Yüce Yaratıcının en güzel nimetlerinden olan bu belde, bugünki Endonezya devleti sınırlarında Sumatra adası’nın Kuzeybatı kısmında 57,365.57 km²

alana sahip özerk bir eyalettir. Yeşilliğin ve alabildiğine denizin cazibesiyle yeryüzü cenneti sanırsınız adeta.Başkenti Banda Açe’dir. Bu kadar güzelliğe sahip bu bölge, maalesef daha önce, defalarca ve yuzyıllarca; önce İspanyol daha sonra Portekiz ve son olarak da Dutch-Hollandalıların işgali altındaydı.

Endonezya: Tabi sunu bilmemiz gerekir ki; Endonezya 1950 sonlarında kolonist devletlerin kurmuş oldukları ( Dutch East Indies)  adalar topluluğuna verilen addır. İndo ve Asia kelimelerinden müteşekkil ve Java, Sumatra, Muluk, Sulavesi ve Borneo gibi büyük adalar ve binlerce orta ve küçük adalardan oluşan bu devlet, bugün dünyada en kalabalık (220milyon) Müslüman nüfusa sahiptir. Yeni oluşturulmuş bu devlette, tahakküm tamamıyla Java adası sakinlerinin kontrolü altındadır.Yani 1950’den Önce Endonezya diye bir devlet ve millet yoktu.

1500’lere baktığımızda, Açe Sultanlığı’yla çok iyi ilişkiler içerisinde olduğumuzu ve onların, kolonistlere karşı daima halifeye bağlı olduklarını  görürüz. Buna delil olarak Açe Sultanı’nın Cuma ve Bayram hutbelerinde Osmanlı Halifesi adına dualar okutmasını gösterebiliriz.

Yüzyıllar suren savaşlar: Aslında şu hakikati unutmamak gerekir ki; müstemlekeci İspanyol, Portekiz ve  Dutch’lar (Hollandalılar) 1600’lerin sonlarından 1900’lerin başlarına kadar bu bölgeyi kontrol altına almaya çalıştıysa da başarılı olamadı. Bölgede her zaman bir mukavemet ve direniş olmuştur. O dönem Osmanlı’sı için Yemen nasıl önemli bir konuma sahipse Açe Sultanlığı da, o derece harika bir konuma sahipti. Açe Sultanlığı 1850’lerde başlayıp 1911’lerde biten kanlı savaşlarla Güney Asya insanını, her zaman müstemlekecilere karşı ayakta ve uyanık tutmuştur.

 

Tengku Tik Di TİRO ve Di TİRO Ailesi: Şüphesiz o dönem Mukavemet ve Direniş Hareketinin bel kemiğini oluşturan Di TİRO Ailesi ve Hollandalılara karşı amansız mücadeleler veren Tengku Şeyh Di Tiro(1836-1891) ve onun kardeşleri ve oğullarıdır. 10,000 kişilik Ordusuyla Hollandalılara karşı daha çok gerilla direnişi gösterdi. 28-29 Haziran 1896’da Tengku Mat Amin ve Tengku Di Boekit, Hollanda sömürge Valisini büyük bir yenilgiye uğrattıkları Anakgalong  savaşlarında her ikisi de şehit düşmüşlerdir.

Şeyh Ahmad Di Tiro’nun sürdürdüğü mücadele hız kesmeden devam etti ve o da 1911 yılında şehit düştü. Bu ailenin en büyük özelliği seyyid ve ulema bir aile olması, geleneksel İslami eğitim ve yetişme tarzları, onları her zaman Islama bağlı kılmıştır ve bugünki Açe Sumatra Liberation Front (Açe Sumatra Kurtuluş Partisi) ve sürgün Açe Devlet Başkanı Dr. Tengku

Hasan M. Di Tiro da bu meşhur Aileye müntesiptir. Ülkemizde son günlerde Dr. Hasan; Di Tiro, fikriyatı ve hareketini  konu alan güzel bir çalışmada yayınlandı.

Yapı olarak Açe halkı: Melayu diye bilinen Bahasa-Malay (Malezya Endonezya dili ) dilini konuşan ve Javalılardan farklı olarak renkleri açık, minyon tipli ve uysal insanlardır ama toplu olarak çok hararetli hürriyet ve özgürlükçüdürler. Endonezya; takım adaları insanları içerisinde yüce İslam dinine en mütemessik olan millettir. Bu yüzden Açe’ye Mekke’nin verandası da denir. İslam Dini’nin Güney Asya’ya girdiği yer olduğundan dolayı Açe kültüründe, Arap ve erken dönem İslam motiflerini her alanda, hatta halk oyunlarında dahi görürsünüz. Tasavvuf ve tebliğ hareketi, o insanları İslam’ın potasında eritmiştir.

İslam’ın, sadık tüccarlar vesilesiyle ve tasavvufi hareketlerle yayılmış olduğu Güney Asya dinamizminin kalbidir Açe.

Ay yıldızlı bayrakları: Peki Açe halkıyla bizim yüce dinimizden başka birbirimize benzeyen en büyük özelliğimizin ay yıldızlı kırmızı zemin üzerine enine iki siyah çizgili bayrak olduğunu biliyor muydunuz? İnanır mısınız ;belki İslam kültürünün en güzel motiflerinden olan ay yıldız, Osmanlı vesilesiyle; Moritanya’dan D.Türkistan’a, Amerika Müslümanlarından Pakistan’a, Türkiye’den Açe’ye, dünyanın her bir yanında bir Nişane-i müluk-u İslamiyye olmuştur. Açe halkı, Java ve diğer Endonezya halklarına karşı kendilerini tanıtırken, ”Osmanlı torunları” olduklarını söylerler.

Açe’nin bugünü:  Açe’nin içler burkan yönü, bugünkü Tsunami felaketi ve depremler değildir sadece, Hollandalılardan Endonezya’ya kalmış olan sömürge mirası da cabası.Yanlış politikalar yüzünden halklarına zarar veren Sukarno ve Suharto gibi iki Endonezyalı diktatörün, elli yıllık yanlış ve taraflı siyasetlerinden dolayı daima ezilmiş ve mağdur edilmişlerdir. Endonezya, son yıllarda, yıllık 15 milyon dolar değerinde petrol ve hammadde ve yeraltı zenginliğini Java Adaları’na taşımıştır.Bunun cabası, son 34 yıllık zulüm, işkence ve sürgünler ile Açe bölgesi gibi mütedeyyin bir bölgeye Hıristiyan kökenli Askeri idarecilerin yerleştirilmesi de o yanlış siyasetin bir ürünüdür. Açe’lilerin istedikleri ise Bu yanlış ve ”yanlı” siyasetin bir an önce bitmesi ve o yeryüzü cennetinin huzur ve refaha kavuşması ve hakları olan özgürlüklerine geri kavuşmalarıdır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: