h1

Bir Bunalımın Tarihçesi

Nisan 28, 2007

Yazar: Ömer Faruk ÇEVİK

“Karalamak yok bak!” dedi ses. “Yazmak var” diye ekledi. Şam’dan bir ses yükseliyordu bu sırada. “Estağfurullah” derken ses, birileri hilafet istiyordu. Kimse kabul etmezdi bunu. Reklamın iyisi kötüsü yoktu. Rüzgar esiyordu bir yerlerden. Rüzgar buradan esiyordu. Sıffin savaşına gidiyordum.

Bir gün bir vatandaş çıktı ve astı elektrik direğine. Kimi? Kendini mi? Bilmiyordum. Filanca filancayı rezil ediyordu. Meşhurlarımız dalaşıyordu. Aralarında olaylar oluyordu. Reklam oluyordu. Magazinciler dolaşıyordu. Benim ayağıma dikenler batıyordu. Kimse bilmiyordu. Birileri aşık oluyordu. Mektup yazıyordu. Gönderemiyordu. Kimse kimseyi bilmiyordu. Hepimiz zanna tabi olmuştuk ama zannın bazısı günahtı. Suizan ediyorduk. Bilmiyorduk. Bilmiyordu. Kimse bilmiyordu. Ama soramıyorduk. Utanıyorduk. Zannediyorduk. Korkuyorduk.

“Arkaya yaz”   diyordu ses, “Karşıya geçmek yok ha…” Ölenlerin ardından siyaset yapılıyordu. Felsefemi eleştirenler, tövbe ediyordu. Tövbekârdı şimdi herkes. Felsefem devam ediyordu. Mezardan kalkamazdım artık. Nasıl olsa bir şey diyemezdim.

Çatışmaların ardında gerçekler aranıyordu. Dikenler vardı. Devlet siyaseti güvenilir miydi acaba? Ayağıma dikenler batıyordu ama bu, ihtilaf olarak yansımamıştı tarihe. Kafam karışmıştı.

Herhangi bir valiydim ama onlardan biri değildim. Yenilmek üzereydiler ama yenmişlerdi beni. Görevden alınıyordum. Bizans, Mısır’ı ele geçiriyordu. Konstantiniyye elbet fetholunacaktı ama dikenler batıyordu ayaklarıma İstanbul’un sokaklarında gezerken. Seviyordum işte. İstanbul’u mu? Evet. İçindekilerden birini mi? Evet. Nasıl? Bilmiyorum.

Bilmiyordum. Herkes karşımdaydı şimdi. Ordumu parçalara ayırıyordum. Her parçama bir diken batıyordu. Bilmiyordu. Bilmiyorlardı. Kimse bilmiyordu. Sadece zanna tabi oluyorlardı. Zannın bu türü günahtı ama. Bilmiyorlardı.

Kuran sayfalarını mızraklarının üstüne takıyorlardı. Bu, bir aldatmacaydı artık. Hakemler gidip geliyordu…

“Tam bir iyi insan” diyorlardı benim için. Dikenler vardı ama yok saymıştım onları. Halimden memnundum. Problemlerimiz bitmişti işte. O halde niye kırıyorduk birbirimizi? Tam zamanıydı uzlaşmanın. Uzlaşma sağlayacaktık az kalsın. Açıklamalar yapılacaktı. Hakemler konuşacaktı birazdan. Kavga başlıyordu işte…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: