h1

DÜBAİ’DE YEDİ YILDIZLI BİR İLİM MERKEZİ

Nisan 28, 2007

Yazar: Doç Dr. Bünyamin ERUL

Dübai (Dübey), Basra Körfezi’nin güney kıyısında 77. 700 km karelik yüzölçüme sahip olan Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) oluşturan yedi emirlikten belki de en önemlisi. Büyülü ekranın zaman zaman gösterdiği gibi,  her türlü lüksün, şatafatın, israfın ve tüketim çılgınlığının yaşandığı, çölün ortasında bir Newyork!

Çölün 40-60 dereceyi bulan kavurucu sıcaklığına rağmen, yılın 365 günü, her tarafın rengarenk çiçeklerle bezenmiş, -herbiri binlerce dolara malolsa da- çevresi yemyeşil ağaçlarla düzenlenmiş bir vaha!

Biribirleriyle boy ölçüşen yüzlerce gökdelenleriyle BAE zenginleri adeta Haman ile yarışmaktalar. Afganistan’da, Irak’ta ve Filistin’de olup bitenler kimsenin umurunda değil ki, şu günlerde dünyanın en yüksek kulesinin yapımına başlamak üzereler. Açe’deki Tsunamiye inat, Basra Körfezi açıklarındaki kilometrelerce denizi doldurarak, yüzlerce adacıktan oluşan bir dünya haritası ile aynı yöntemle denize şiirler yazılmakta! Ve tabii ki denize, daha doğrusu Batılı şirketlere milyonlarca dolar akıtılmakta!

Anadilleri olan Arapçanın adeta unutulup, İngilizcenin kullanıldığı garip bir Arap şehri! Bunda elbette toplam 6 milyon nüfusun sadece 800.000’in yerli, diğerlerin ise Hindistan, Pakistan, Bengladeş ve İran’lı olmasının da payı yok değil.

Şimdiye kadar bir süre bulunduğum Mısır, S. Arabistan, Irak, Suriye ve Ürdün gibi ülkeler içerisinde kendimi en yabancı hissettiğim ülke idi BAE. Gökdelenlerin arasında sıkışmış cami minareleri gibi, dinine, kültürüne ve geleneklerine, kısaca kendine yabancılaşmış liberal bir dünya pazarı, serbest bir alış-veriş merkezi. Yedi yıldızlı otelleri, lüks ve konforun zirveye ulaştığı villaları ve arabaları, çok büyük alış-veriş merkezleri, içkili-eğlenceli barları, gece kulüpleri, çöl safarileri, sadece ticaretin değil, hemen herşeyin serbest görüldüğü yaşam tarzıyla doğrusu garipsediğim ya da kendimi garip hissettiğim bir ülke burası. İnsanoğlunun dünya sevgisini, tamahkarlığını, doyumsuzluğunu yakından görme imkanı buluyoruz burada. Daha düne kadar balıkçılık yapan halkın, petrol ve serbest bölge ticareti ile birdenbire nasıl birer çağdaş Hamanlara dönüşeverdiğinin bariz örneklerini görüyoruz. Dünyanın tek yedi yıldızlı oteli olan yelken şeklindeki “Burcu’l-Arap” da burada. Yukarıdan beri saydıklarımın hemen hepsi bize o kadar yalancı ve yabancı ki, -ister inanın ister inanmayın- orayı gördükten sonra aslında hiçbir cazibesinin olmadığını, hepsinin fani dünyanın gelip-geçici metaı olduğunu düşünmeden edemiyorsunuz.

Ancak burada bunlardan başka, gerçek ve kalıcı güzellikler de var şüphesiz.  Yazımızın başlığında adını andığımız yedi yıldızı hak etmiş ilim ve kültür merkezi işte bu güzelliklerden birisi. Dübai İslam ve Arap Araştılmaları Fakültesi’nin düzenlediği “Hadis-i Şerif ve Asrın Meydan Okumaları” adlı sempozyum vesilesi ile geçen Mart ayınında bir hafta kaldığım Dübai’de belki de gördüğüm en önemli mekan, bu merkez olsa gerek. İşte bu yazımızda biz, mezkur ilim ve kültür merkezini tanıtarak, gözlemlerimizi ilim adamları ve araştırmacılarla paylaşmak istiyoruz.

 

Cum’a’l-Macid Kültür ve Miras Merkezi

Halen hayatta bulunan Cum’a el-Macit adlı Dubaili bir iktisatçı hayırsever tarafından 1991 yılında açılmış bu merkez. Kurduğu bu merkezin ilim dünyası için ne denli hayırlı ve büyük bir hizmet olduğunun bilinci ve gururu ile bizzat kurucusu gezdiriyor orayı, zevkle anlatıyor, tanıtıyor bizlere. Kendisine yöneltilen tebrik ve teşekkürler karşısında son derece mütevazi bir tavır ile ecrini sadece Allah’tan beklediğini dile getiriyor sık sık. İlim erbabı olmamasına karşın bu kadar detaylı bir ilim merkezi oluşturmasına hemen herkes gibi biz de hayli şaşırıyor ve böyle gayretli insanları ilme hizmetçi kılan Rabbimize şükrediyoruz.

Merkezin tanıtım broşüründe hedefler şöyle sıralanmakta:

1. İnsanlık ve İslam’ın kültürel değerlerini, araştırmacıların kolayca yararlanabilecekleri bir kütüphanede toplayıp himaye etme,

2. Arap ve İslam düşüncesi ile kültür ve mirasına önem verme ve bu hususlarda çalışma yollarını kolaylaştırma,

3. Genel olarak düşünce ve kültürel sahalarda, özellikle de BAE ve Haliç Bölgesi ile ilgili alanlarda araştırmalara teşvik etme,

4. Bilimsel eserleri neşretme, Arap ve İslam kültürüne hizmet eden çalışmalar ve projeler yürütme,

5. BAE içinde ve dışındaki çeşitli ilim merkezleri ile kültürel yardımlaşma, kültür heyetleri ile ve araştırma merkezleriyle tecrübelerin değişimi, sempozyum, panel ve ilmi oturumlar ve fuarlar düzenleme,

6. Arap ve İslam kültürüne ait –ister orijinal olsun, isterse mikrofilimlerden kopya olsun- her türlü el yazmalarını ve tarihi vesikaları toplama,

Merkezde verilen hizmetler ise şöyle sıralanmaktadır:

1. Çok çeşitli kültürel bilgi dağarcıklarından istifade etme. Merkezdeki kütüphanede toplam 400.000 kitap bulunmakta. Aralarında merhum Abdulfettah Ebu Gudde’nin de bulunduğu, değişik ülkelerden 55 alimin özel kütüphanesi ya buraya bağışlanmış, yahut satın alınmış. Henüz 50.000 kitaba ulaşamayan fakülte kütüphanemizle mukayese edildiğinde bir hayırseverin açtığı merkez için hayli büyük bir rakam olduğunu söylemeye gerek yok.

2. Dergiler ve ansikopediler bölümü. Farklı dillerde yayınlanan pekçok dergi ve ansiklopedi en son sayılarıyla okuyucunun hizmetindedir.

3. El yazmaları bölümü. Bir kısmı orijinal, çoğu mikrofilm ve CD şeklinde olmak üzere toplam 70. 000 el yazması da kolaylıkla araştırmacılara ulaştırılmaktadır. Merkezde ayrıca değişik ülkelere ait farklı deillerde kaleme alınmış el yazmaları katologlarının sunulduğu bir bölüm de bulunmaktadır.

4. Çeşitli ülkelerdeki üniversitelerde tamamlanmış olan pekçok yüksek lisans ve doktora tezi CD’lere aktarılmış olup, araştırmacıların hizmetine sunulmuştur.

5. Merkezdeki görsel ve işitsel metaryellerden yararlanma. Ayrıca merkez, kendi araştırmacılarının telif veya tahkik ettiği eserler başta olmak üzere, yayınlanmasını uygun gördüğü bazı eserleri de burada yayınlamaktadır.

6. Index Islamicus tarzında yapılan bir çalışmayla, belli bir konuda yazılmış 16 makale bir araya getirilip ciltlenmekte ve böylece araştırmacılara zaman sağlanmaktadır.

7. El yazmaları ile eski kitapları tamir kısmı. Bu kısım, merkezin en önemli bölümünü oluşturmaktadır. Gerek merkezde, gerekse Şarika’daki onlarca uzmanın çalıştığı tam bir fabrikayı hatırlatan el yazmaları tamir atolyesinde kendi ifadeleriye söyleyecek olursak “el yazmalarına yeniden hayat verilmekte”. Kitapların düşmanı olan kurtlar tarafından yenilerek varaklarda açılan delikler, merkezin kurucusu tarafından icat edilen orijinal bir makina sayesinde –tıpkı yaranın canlı hücrelerle kapanması gibi- tam olarak kağıt hamuruyla kapanmakta, kenarlar tamir edilmekte, dikişleri ve ciltleri ait oldukları asır ve coğrafyaya uygun olarak adeta aslı  gibi yenilenmektedir. Eski kitapların sayfalarının içlerine çok ince elyef konularak yırtılamayacak kadar sağlamlaştırılmaktadır. Aynı atolyede senede bir ay dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen kütüphanecilere yazmaların bakım ve onarımına dair ücretsiz kurslar verilmektedir.

8. Arşiv kısmı. Burada ise, tarihi belgeler, Amerikan, İngiliz ve Rus belgeleri arşivleri ile haritalar arşivi bulunmaktadır. Ayrıca bu kısım, bazı belgeleri de Arapçaya terceme etmektedir.

9. Merkez dünyanın neresinden olursa olsun bütün araştırmacılara, bünyesinde bulunan tüm bu metaryallerden yararlanma imkanı sağlamaktadır.

10. Merkez, “Ahbaru’l-Merkez” adlı, merkezdeki ziyaretleri ve gelişmeleri anlatan aylık bir haber bülteni ile, “Afaku’s-Sekafe ve’t-Turas” adlı üç aylık ilmi bir dergi çıkarmaktadır.

Merkez, bu haliyle dahi hedeflerinin çoğunu fazlasıyla ve başarıyla gerçekleştirmiştir. Başta kurucusu olmak üzere, böylesine harika bir ilim yuvasına, ilim, kültür ve mirasa yatırım yapan ve orada İslam kültürüne hizmet eden herkesi can u gönülden tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz. Ve yolu Dubai’ye düşen ilim sevdalılarına, bu güzel mekanı mutlaka ziyaret etmelerini tavsiye ediyoruz. İletişim aygıtları sayesinde, araştırmacılarımızın da merkezden yararlanmalarının mümkün olduğunu hatırlatmak istiyoruz.

 

Merkezin adresleri, telefonları ve faksı şöyledir:

Juma Al Majid Centre for Culture and Heritage,

Dubai P.O. Box: 55 156, United Arab Emirates

Tel: 00 97 14 262 49 99 ve 00 97 14 262 59 99

Fax: 00 97 14 269 69 50

www. Almajidcenter.org

E.mail: info@ almajidcenter.org

Reklamlar

3 yorum

  1. ilim yuvalarına girip kendimi yetiştirmek istiyom ama durumum el vermiyor yardımcı olabilirmisiniz?


  2. ilim tahsisetmek istiyorum tardım ederseniz sevinirim ALLAH RAZI OLSUN


  3. selamın aleyküm benim dedemden kalma elimde eski en az 1600veya1750ler ait arabca ve osmanlıca kitap var arkadaşım sizin bunları alım onardıgınız ve müzeye koydugunuzu internetten öğrendin. Eger ilgilenirseniz sevinirin çünkü bunu serginize kazandırmak istiyorum



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: