h1

En Büyük Hayat Kaynağı “SABIR”

Nisan 28, 2007

Yazar: Aydın Enes KAYAER

Kardeşleri tarafından kuyuya atılan bir çocukken sabrı ile direnen, köle olarak satılan, ardından da sultan olan ve nihayet kendisine hayat hakkı tanımayan kardeşlerinin yaptıklarına da yine sabredip, mukabelede bulunmayan Hz.Yusuf’u anarak sözlerimize başlayalım.

Telkinlerin en güzel ve en etkinlerinden biri Sükunet ve Sabırdır.

Sabır; zorluklara ezilmeden, sızlanmadan, paniğe kapılmadan direnebilmek, tereddüde düşmeden acılara katlanabilmek ve ümitsizliğe düşmeden olaylardan  sıyrılıp kurtulmaktır.

Sabır; nefsi, Vahyin ve aklın sınırları içinde tutma mücadelesinin adıdır.

Sabır; Nefsi olumsuz isteklerinden alıkoymak, sufi zevklerini engellemek, heva ve hevese gem vurmak, bu kararı ve azmi devam ettirmektir.

Sabır; akli olgunluğun, geniş ufukluluğun üstün ahlaklılığın kahramanlık ve heybetliliğin açık ve sarih bir kanıtıdır.

Sabır; Yüce Allah’a itaatin ona boyun eğmenin ve O’ nun hoşnutluğuna erişmenin yoludur.

Sabır; ilerlemenin kaynağıdır. Şunu unutmamak gerek ki; İnsanoğlunun mutlaka bir amacı ve bir ideali vardır. Bu ideale ulaşırken kesinlikle acele etmemek, telaşa kapılmamak, ümitsizliğe (ye’se) düşmemek ve oluşabilecek kötülüklere engel olarak akıl ve mantık seyri içerisinde hedefe doğru ilerlemek gerekir. Bu ilerlemenin kaynağı da sabırdır.

Sabır; insan ruhunun meziyetlerinin en büyüğüdür. En güzel fiiller onunla gerçekleşir ve insan onunla varmak istediği hedefe ve gayeye ulaşır.

Sabır; öyle bir silahtır ki, insan onunla tabiata meydan okur; kini yener kötülüğü öldürür. Sabır; nefsin kötü olan duygu ve düşünceleri dizginlemek ve onun tamamen aklın kontrolü altına almaktır. Sabır insan için rahatlık ferahlık ve mutluluktur.

Sabır; bedene işkence ederek nefsi öldürmek değil olaylara kuvvetle hükmetmek onu iç dünyasında eriterek yok etmektir. Günlük olaylara haddinden fazla değer verenler, onların içinde kaybolacaklar, sabırla zor günleri aşanlar ise olgun kamil insanlığa ulaşacaklardır. Sabredenler ebedi/baki kalacak; Sabredemeyenler günlük işler yaparak ölümlü kalacaklardır. Yani sabredenler ruhlarını ebedileştireceklerdir.

Sabretmek olaylar karşısında yenilgiye düşmemektir. Sabreden kişi olayların neticesin de aktif olarak hedefe adım adım yürüyecektir. Sabreden yine ümitsizliğe düşmeyecek, er geç muzaffer olacaktır.

Sabrın en üstünü, musibetlere ve belalara sabretmektir ki, bu sabrı CEMİL dir. Bu sabrı gösterebilen ise büyük mükafatla  müjdelenmiştir. O mükafata sahip olacaktır.

İnsanlar rahatlığa şükredici ve sıkıntılara sabredici olmalıdır. Şiddete karşı sabırlı, hiddete karşı hilm sahibi olmalı. Sabredenler bela ve musibetlerin elemlerini duymaz, belalara karşı sabırlı olan Hakkın kendisiyle ilgili belirlenmesine razı olmuş demektir. Zaten rızanın sabırla elde edilmesi kolay olur. Sabrıyla bela bal gelir. Sabrın sonu selamettir. Sabredenler zafer kazanırlar ve “İMANIN ASLI SABIR,İSLAM’IN ASLI RIZADIR.”

Sabır; zafer ve başarının aracı düşmanların ve çekemeyenlerin art niyetli şamatalarına karşı insanı koruyucu bir zırhtır.

Sabır; onurluluk ve sabredenlerin ululuğunu vurgulamak açısından Yüce Allah’ın övgüyle söz ettiği ve Yüce Kitabında yetmiş küsür kez tekrarladığı önemli bir çıkış yoludur.

Cenab-ı Hak (cc) Kur’anın bir çok ayetlerinde bizlere sabrı öğretmiş ve kullarına sabrı teşvik etmiştir.

Allah-ü Teala (cc) Enfal Suresinin 46.ayetinde sabredenlere destek vereceğini vaat etmiştir:

“Sabret; şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.”

Zümer Suresinin 10. Ayetinde sabredenleri, büyük bir ödülle ödüllendireceğini vurgulamıştır.

“Yalnız sabredenlere ecirleri sonsuz olarak ödenecektir.”

Bakara suresinin 155-157 ayetlerinde ise sabredenlerin üzerlerine türlü lütuflarını ve inayetlerini akıtmıştır.

“Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz.Sabredenlere müjdele onlara bir musibet geldiğinde Biz Allah’ınız ve elbette o’na döneceğiz” derler.

Allah’ın sana çeşitli bela ve musibetler verdiği kul uyarılmak istenmektedir. Nimete şükredilmeli, belaya sabredilmelidir. Musibet anında ağlamak feryat ederek sızlanmak musibetlerin en ağrıdır. Feryat sabırdan daha zordur.

Sabır; elemden, beladan, kederden ve musibetlerden şikayetçi olmamaktır, belayı rıza ile karşılamaktır. Sabır eden için nimet ile hikmet birlikte verilir. Musibet Hakk’tan geldiğinde göre, musibetten şikayetçi olmak kulun kusurunu gösterir; o zaman kul kusurlu olur.

Sabır; afiyet veren mübarek bir şerbettir. Büyük Zatlardan birisi Sabırla ilgili güzel bir örnek vermiştir:

“Beden için baş ne ise; iman içinde sabır o’dur. Baş gidince beden de gider, aynı şekilde sabır gidince iman da gider.”

Cennet zorluklar ve sabırla kuşatılmıştır. Kem dünyada zorluk karşısında sabrederse Cennet’e girer; Cehennem ise lezzetler ve şehvetle kuşatılmıştır; Kim nefsin lezzetlerine ve şehvetlerini  tatmin peşinde koşarsa ateşe hazırlanmış olur ve ateşe girer.

Bir mümin kul her hangi bir musibetle sınanır da buna karşı sabrederse o’na bin şehidin sevabı kadar ödül verileceği müjdelenmiştir. Ve sabır ilk anda olandır. Ölüye sonradan ağlamanın bir faydası yoksa,  iş bittikten sonra da sabretmenin faydası yoktur.

Günlük yaşamımızda ki olayların sıralanışında uymamız gereken bazı küçük dipnotlar var; size söylenen bir sözü mutlaka sonuna kadar sabırla dinleyiniz. Onu söyleyen ister düşmanınız, ister dostunuz, söylediği de size ister uygun ve ister aykırı olsun, kim olursa olsun, sabrediniz ve onu sonuna kadar dinleyiniz. Çünkü her söz tam veya eksik hakikattir.

Size çevrilen silahtan irkilmeyiniz, korkmayınız, Hüküm edenler kuvvetinizden korkanlardır ve sizi tenkid edenler cüretinizi görenlerdir. Size yüz vermeyen talihe levmetmeyiniz ve hücuma uğradığınız vakit yese düşmeden olaylar size güldüğü zaman mest olmasınlar ve yalnızca sabredin çünkü hadise ile gülen hadise ile ağlayacak ve içinden gülen her zaman baki gülecektir. Birini sabır kurtarmıyorsa telaş ve ümitsizlik helak eder. İbadet etmek ve huzura ermek için sabır gereklidir. Sabır olmayanlar ibadete huzura eremezler. Sabır iki cihanın hazinesi ve hikmetlerin bir kısmı kurtuluşa fazilete, rızka arzu ve isteğe nail olmak ve düşmana karşı başarı kazanmaktır sonsuz huzura ve kurtuluşa ancak böylelikle ereriz. Eğer sabır zırhı olmasaydı, insan yıkıma hüsrana uğrayacaktır. Hüzün ve acılar sırasına tutulacaktı. O yüzden ayetlerde ve çeşitli rivayetlerde insanlar sabır zırhını çiğnememe sabır aracılığı ile kendini koruma altına almaya onurunu kurtarmaya teşvik etmiştir.

Sabrın güzel zorluk ve şiddetin zamanını ve derecesini tutmaktır. Çünkü musibet geç kalmayacağı gibi erken de gelmez.Artmayacağı gibi noksan da olmaz. Ağlamanın feryat etmenin, sızlanmanın bir faydası yoktur ancak zararı oldukça fazladır. Zira her iş için temin olunan bir vakit vardır. Her şeyin hali ki Cenabı Hakk’tır. Sabır acı, fakat içilmesi halinde içene bir çok faydalar veren bir ilaçtır. İçildiği zaman sahibine her türlü faydayı temin eder ve her türlü zarardan uzaklaştırır. Akıllı insan nefsini zorlar ve faydası çok olan ilaçtan içer, onun acısına tahammül ederek bir saat çekilen acı, bir yıllık tatlılık verir. Sabrın acılığı rızkın tatlı oluşunun başlangıcıdır.

Sözün kısası insan eğer kalbini bağladığı kötü alışkanlıklardan kesir, nefsini de aynı şekilde kötü alışkanlıklardan men eder, bütün kalbiyle tam bir tevekkülle Allah’a teslim olur, ona dayanıp ve bütün işlerini ona havale ederse, sabrın şerbetini içer, kazaya razı olursun. Endişeden korkar ve heyecandan sakınır nefsin ister ve arzuların frenlersen sonu saadet ve nimetlerle dolu olan bir doğru yola girersin.

Kendine bakan eksiğini görecek, eksiğini gören tam olmağa biraz daha yaklaşacaktır. Düşündüklerinde kul olan gururunu, kendine bakmasına engel olan eksiğini görmeyecektir. Nefsine hükmetmesini bilen cihana hakım olacaktır, Sabır ancak kendini aşan insanların başarabileceği hakikattir.

Allah tüm kullarına sabrı nasip etsin.

Reklamlar

5 yorum

  1. sabır konulu yazınız güzel ve faydalı.elinize sağlık.


  2. Allah tüm kullarına sabrı nasip etsin.
    amin


  3. Sabrın sonu selamet.
    Sabır hayra alamet.
    Bela sana kahretsin.
    Sen belaya SELAM et.

    Felah mı onda felah.
    Silah mı onda silah.
    Sen de kim oluyorsun.
    Asıl sabreden ALLAH.
    …..
    necip fazıl.

    Sabırlı örülmüş bir gelecek temennisiyle çok ihtiyacımız var sabra …..Sizlerin de sabırla güzel yazılarınızın devamını getirmenizi dilerim…Başarılar vaha ve zinde grubu olarak..


  4. çokkk qüselll olmuş saolun.her konuda sabretmek vardr dimi.ama insan en ufak bi kötü ihtimalde bütün sabrını kaybedio sanki bütün sabri bi anda tükenio.ALLAH’IM SEN SABREDENLERİN HEP YANNDASIN BİZİ YANLIZ BIRAKMA YARABBİM…


  5. Çok güzeldi emeği geçenlere çok teşekkür ederim.. okumak haz veriyor insana bazı satırlarını tekrar tekrar okudum tekrar teşekkürler..



Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: